Yeni üyelere özel fırsatlardan yararlanmak ve tüm içeriklere erişim için bugün kayıt olun! Kayıt ol>

Eczacılık ve Hukuk

“Aut Si Quid Est Non Solum, Ones De Responsible Pro”

Yalnız Yaptıklarımızdan Değil, Yapmadıklarımızdan da Sorumluyuz

                                                                                                      Moliere

 

Değerli okuyucular, sizlerle bu köşede düzenli olarak sizlerle eczacıların hukuki olduğu kadar cezai sorumlulukları, Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan protokol kapsamında sorumlulukları, iş hukuku, ticaret hukuku kapsamında sorumlulukları, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bağlamında veya kişisel verilerin ihlali hakkında ya da   idare hukuku bağlamında sorumlulukları örnek davalarla birlikte değerlendirmeye çalışacağız. Bu konuda var olan yasal düzenlemelerin ihlali durumunda disiplin cezaları ve tazminat davaları, ceza davaları söz konusu olabilir. Bu davalar, idarenin taraf olacağı davalar olabileceği gibi hastalar veya danışanlar tarafından açılabilir. Amacımız güncel bilgiler ışığında sorumluluklarınızı olduğu kadar haklarınız konusunda da sizlerle paylaşımda bulunmaktır.

Hızla yaşlanan dünya nüfusunda, yaşam beklentisi uzarken yaşa bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkları olan kişilerin sayısında da artışa neden olmuştur. Bununla beraber baş döndürücü hızla gelişen teknolojik ilerlemeler sedanter bir hayatı da teşvik etmektedir. Böylece endüstriyel gelişimler, bir yandan insan hayatını kolaylaştırırken bir yandan da artan sağlık sorunlarına neden olmuştur. Bu durum daha çok birinci basamak sağlık kuruluşlarında hizmet talebinde artışa neden olmuştur. T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 31.05.2019 tarihinde yayımlanan 2019/10 sayılı “Sağlık Hizmeti Sunucularının Basamaklandırılması” konulu Genelgenin 1. maddesinin 2. fıkrasının (k) bendi ile “6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun kapsamında serbest faaliyet gösteren eczaneler” birinci basamak sağlık hizmet sunucusu olarak tanımlanmıştır. Böylece toplum eczacılığında ilave sorumlulukları söz konusu olmuştur.

Eczacılar ister toplum eczacısı olarak ister kamu eczacısı isterse ilaç sanayinde görev yapsınlar mesleki faaliyetlerini yürüttükleri süreçte birçok hukuki sorunla karşılaşabilmektedir. Bu alandaki temel konular arasında eczacıların hukuki statüsü, sorumlulukları, hakları, ilaçların hukuki durumu, sağlık hizmetleri hukuku ve etik kurallar sayılabilir. Eczacıların sorumlulukları hakkında öncelikle özel düzenlemelere gidilir, söz konusu sorumluluğun özel düzenlemelerde yer almaması halinde genel hukuk düzenlemelerine gidilerek çözülmesi mümkündür. Burada bazı kavramlara ve bu kavramların yasal düzenlemelerde nasıl yer aldığına bakmak gerekir. 

Eczacılık hakkında özel bir düzenleme olan 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun 1. maddesi (Değişik: 17/5/2012-6308/1 md.) eczacılığı ; hastalıkların teşhis ve tedavisi ile hastalıklardan korunmada kullanılan tabii ve sentetik kaynaklı ilaç hammaddelerinden değişik farmasötik tipte ilaçların hazırlanması ve hastaya sunulması; ilacın analizlerinin yapılması, farmakolojik etkisinin devamlılığı, emniyeti, etkinliği ve maliyeti bakımından gözetimi; ilaçla ilgili standardizasyon ve kalite güvenliğinin sağlanması ve ilaç kullanımına bağlı sorunlar hakkında hastaların bilgilendirilmesi ve çıkan sorunların bildiriminin yapılmasına ilişkin faaliyetleri yürüten sağlık hizmetidir. Şeklinde tanımlamıştır. Eczacılığın tanımı; Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin 6. maddesine istinaden düzenlenen Ek:1’de, Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü’nün 2.ve 3.  Maddesinde de yer almıştır. Bu tanıma istinaden yine görev ve sorumluluklar söz konusu düzenlemelerde yer almasına rağmen ifadelerin çoğunun muğlak olduğu iş bu nedenle birçok davaya da konu teşkil ettiği görülmektedir. Örneğin; Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin (EEHY)  m.7/ 1 de eczacının sorumlulukları düzenlenmiş ancak uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımlar genel kanunlara bırakılmıştır. 

Bugün özellikle bu sorumluluklar bağlamında mesul müdür kavramı üzerinde durmak istiyorum. Kanunda ‘’sahibi ve mesul müdür ‘’kavramı bilerek kullanılmıştır. Bu düzenlemeden sahipliğin ve mesul müdürlüğün farklı kişilerde olabileceğini de anlıyoruz. Eczane sahipliği ve mesul müdürlüğü aynı kişide olduğunda sorun yokken sorun mesul müdür ve eczane sahibinin farklı kişiler olması halinde söz konusu olabilmektedir. EEHY ‘in m.4/ş de mesul müdür kavramı açıklanmış aynı yönetmeliğin m. 15 de ve EEHK m.35.de ise hangi hallerde mesul müdür atanabileceği belirtilmiştir.  Kanun ve yönetmeliğe uygun olarak atanmış olan mesul müdür, eczanenin tüm organizasyon işlemlerinden sorumlu olduğu 6197 sayılı EEHK’un m.25/a bendinde belirlenmiş olan; “Eczanelerde hazırlanan reçetelerin ilaçlarında görülecek hata vesaireden doğrudan doğruya eczanenin mesul müdürü sorumludur” hükmü gereğince sorumlu olurken eczanenin işletmesel ve iktisadi faaliyetlerinden sorumluluk sahibi olan eczacıya aittir. Konu ile ilgili Yargıtay 15. Ceza Dairesi 02.04.2019- K.2019/2065 sayılı ilamında; Sanıklardan   ………..ın eczacı olduğu, ………….. İlçesinde bulunan ………… Eczanesinin mesul müdürlüğünü yaptığı, gerçekte eczanenin işletmesinde bulunmadığı, sadece diplomasını kullandırdığı, diğer sanıkların eylemlerinden haberdar olduğuna yönelik dosyada delil bulunmadığı, kendinin mesul müdür olmasının diğer sanıkların suçlarından sorumlu olacağı anlamına gelmediği, sorumluluğunun idari ve mali olduğu,’’na karar verilmiştir. Bir başka dosyada Y.3.H.D 2023/3584 esas,22/10/2024 tarihli kararında ‘’…Eczanesinin mesul müdürlüğünü yapan işçisi olduğunu gerek isnat olunan eylemlerle gerekse sağlandığı iddia olunan haksız menfaatler ile hiçbir ilgisi olmadığını, mesul müdür marifetiyle işletilirken eczanenin bütün mali yükümlülüklerinin eczanenin adlarına işletildiği … ve …’ye ait olduğunu,’’ şeklinde hüküm kurarak mesul müdür olarak eczacılık mesleğine ilişkin görevlerin yerine getirilmesinden dolayı sorumlu olabileceği   mali yükümlülüklerden sorumlu olmayacağı öğretide olduğu gibi yargı kararlarında da açıkça kabul edilmiştir.

17/5/2012 tarihinde Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin uzlaşısı ile kabul edilerek yürürlüğe alınan 6308 sayılı Kanun ile; temel eczacılık mevzuatımız olan 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun m. 5, 35 ve Geçici 3.maddelerinde yapılan değişikliklerle yardımcı eczacılık ve ikinci eczacılık uygulamaları yasalaştı. Böylece eczacılık için bir başka kavram olan yardımcı eczacılık ve ikinci eczacılık kavramları girmiş oldu. Esasen yardımcı eczacı ve ikinci eczacı sorumluluğu benzer sorumluluklara sahip olup eczanenin sahibi eczacının emir ve talimatları ile çalışmakta olup EEHY m.16/3 yer aldığı şekli ile eczacıya hizmet sözleşmesi ile bağlıdır.

Sonuç olarak bir eczanenin sahibi ve mesul müdürü olarak görev yapan eczacı yanında çalışan ikinci eczacı, yardımcı eczacı ve diğer eczacı teknisyenlerin 3. Kişilere karşı verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu gibi 5 yıllık eczacılık eğitimini tamamlamış olan ikinci eczacı ve yardımcı eczacı mesleki hatalarından dolayı hem 3. Kişilere hem eczanenin sahibine karşı sorumlu olacaktır. 

          



Yazar

Paylaş